Anasayfa > Gebelik > Gebelik Döneminde Beslenme
Gebelik Döneminde Beslenme

Gebelik Döneminde Beslenme

Gebelik Döneminde Beslenme: Dünyaya sağlıklı çocuklar getirmenin başlıca ön koşulu, anne adayının sağlıklı bir şekilde beslenmesidir. Gebelik süresince yapılacak tıbbi gözetim zorunlu olduğu halde, yalnız başına yeterli değildir. Birçok kadın, gebelik sayesinde ilk kez vücudunu keşfe koyulur. Çünkü bu çok özel durumda yalnız kendisi için değil, karnında ki çocuk içinde sorumluluk taşımaktadadır. Kanser, kalp ve dolaşım bozukluklarının yanlış beslenme, çevre kirliği ve gerginlik gibi durumlardan kaynaklandığı bir gerçektir. Oysa günümüz toplumlarında gelişmiş reklam uygulamaları, en sağlıklı oaln değil, en süslü ve göz alııc olanı yemeyi teşvik etmektedir. Yanşi yediğimiz malzeme son haline ulaşıncaya kadar uzun işlemlerden geçerek içerdiği besin değerinin büyük bir kısmını kaybetmiş olur. Örnek olarak, evlerde kullanılan toz şeker, beyaz rengini alıncaya kadar besin zenginliğinden çok şey kaybetmiştir. Hatta başka türlü dengelenmeyecek olursa, vücuttan kalsiyum ve B1 vitamini gibi çok önemli maddeler eksiltebilir. Ancak gebelik gibi özel bir durumda, anne olacak kadınların yeni yemek alışkanlıkları edinmelerinin doktorlar tarafından önerilip desteklenmesi giderek yaygın bir hal almaktadır. Bundan anlaşılması gereken, gebe kadının çeşitli besin gereksinimlerini mümkün olduğunca doğal yollardan karşılamaya çalışmasıdır. Yani, Vücudun gerek duyduğu şekeri, toz şeker yiyerek değil de, bal, tatlı meyveler, fındık ve badem gibi yiyeceklerle karşılamaya çalışmasıdır.

Gebelik Döneminde Beslenme: Her gebelik, anne açısından büyük bir güç kullanımı demektir. Ceninin büyümesini sağlayabilmek için kendi vücudunda berlili bir mineral, vitamin ve önemli besin maddeleri stoğu bulundurmak zorundadır. Aynı şekilde sonra da bebeği emzirmek için besin değeri yüksek bir sütü ancak bu şekilde sağlayabilir.
Aslında gebelik sırasında kadının beslenme gereksinimi çok az fark eder. Eskiden gebe kadınların iki misli yemesi gerektiği düşünülürdü. Oysa bugün aşırı beslenmenin , hem anne hemde çocuk açısından büyük sakıncalar taşıdığı anlaşılmıştır. Genellikle gebeliğin ilk on iki haftasında vücut ağırlığı değişmez. On üçüncü haftadan sonra, önce yavaş, sonra hızlı kilo alınır. Her ne kadar kilo alma, her kadının vücut yapısına göre değişirse de, gebelik sonuna kadar alınan kilo miktarı genel olarak 11-13 kiloyu aşmamalıdır. Ayrıca beslenmeyi, ufak öğünlere dağıtmak çok daha sağlıklı bir yöntemdir. Her öğün, üç grupta toplanabilecek olan gerekli besin maddelerini içermek zorundadır. Yağ ve karbonhidratlar gibi enerji veren maddeler, protein gibi yapıcı maddeler, vitaminler, mineraller ve su.

Yiceceklerde yağ grubu önemli bir yer tutmaktadır. Ancak gebelik sırasında, vücut tarafından özümlenmesi daha kolay olan bitkisel yağlara ağırlık verilmesi daha doğrudur. Kalori gereksiniminin yarısı karbonhidlarca karşılanmalıdır. Dolayısı ile gebe kadının rejiminden ekmek, hamur işleri, pirinç, şeker ve benzeri ürünler eksik olmamalı, ancak alınan miktarlara dikkat edilmelidir.

Kasların, derinin, saçların ve tırnakların uzaması, vücuda giren proteine bağlıdır. Ayrıca, demirle birlikte hemoglobin üretimi sağlayan da proteindir. Hormonların ve koruyucu maddelerin üretiminde de etkili olduğu için, gebelik sırasında protein gereksinimi artacaktır. Gebe kadınlara süt ve karaciğer gibi besinlerin tavsiye edilme sebebi budur.

Belirli vitamin ve minerallerle olan günlük gereksinim, gebelik sırasında hemen hemen iki katına çıkar. Ancak bunları sentetik olarak değilde doğal yiyecek maddelerinden almak, hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından önemlidir. Çünkü bu maddeler, tabletlerde olduğu gibi yalnız başlarına alındığında değil, beliri bir kompozisyon içinde etkili ve yararlı olabilirler. Gebelik Döneminde Beslenme Örnek olarak, gebe kadınlarda sık sık rastlanan kansızlık durumu, sadece demir eksikliğinden kaynaklanmak zorunda değildir. Demir kullanımı sağlayan bazı maddelerin azlığı ya da sindirim sistemindeki bozukluklar bu sonuca yol açabilir. Ceninin oksijen ve besin kanalı olan hemoglobinin değerindeki bir düşüşü yalnızca bir demir tavsiyesi ile değil, demirin, kanın rengini birlikte oluşturduğu C vitamini, B2 vitamini ve folik asit gibi maddelerle beraber alınmasıyla giderilebilir ve dolayısıyla, gebelik boyunca herhangi bir besini az ya da çok almaya değil, dengeli olarak almaya özen göstermek gerekir.

Kahve ve çay tüketimi, gebelik döneminde kontrol altına alınmalıdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*